Edebiyat, kitap, yazar

Beni Kararsız Bırakan Nermin Yıldırım

Nermin Yıldırım’ı okumaya başlamam yakın bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine olmuştu. Tavsiye etmekle kalmayıp bütün kitaplarını okuduğu için canının çok sıkkın olduğunu, artık ne okuyacağını bilemediğini söyleyince iyi bir yazarla karşılaşacağım düşüncesiyle okumaya karar vermiştim. Hatta bir de kendimce teselli etmiştim arkadaşımı: “Üzülme, hayat bütün güzel kitapları okumak için çok kısa. Daha binlercesi vardır. ” şeklinde…

Gelin görün ki tecrübelerimiz onlara yüklediğimiz anlam oranında değer kazanıyor. Birimiz için vaz geçilmez olan diğerimiz için pek de kayda değer olmayabiliyor. Nermin Yıldırım’ın bana hissettirdiği de açıkça bu… Nedense abartılmış olduğunu düşüncesinden kurtulamadığım; okurken keyif almama rağmen beraberinde rahatsız olduğum ya da sıkıldığım bir yazar.

Okuduğum 3 kitabından (Dokunmadan, Unutma Beni Apartmanı ve Unutma Dersleri ) sonra böylesi bir yorumda bulunmam sanırım acımasızlık değil. Okurken keyif alıyorum çünkü akıcı anlatımı ve çoğunlukla sonlara doğru açığa çıkan olay kurgusu ile kitapları genelde sürükleyici oluyor. Aynı zamanda rahatsız oluyorum; çünkü dilimizden silinmeye yüz tutmuş kelimeleri kullandığı naif bir anlatımla saçma sapan ergen geyiklerini aynı sayfada barındırabiliyor ve ben bunları yazan aynı kişi mi diye şaşırmaktan kendimi alamıyorum. Sıkılıyorum çünkü 3 kitaptan sonra fark ettiğim kadarıyla bazı sevdiği kavramlar, filmler, söz öbekleri var ve kendini tekrarlıyor. Kitaplarını birbirinden ayrı düşünürken iç içe geçmiş, karakterleri karışmış bulabiliyorum. Bu son bahsettiğim durum Dokunmadan ve Unutma Beni Apartmanı kitapları arasında çok net fark ediliyordu mesela… Esas kızlarımızın karakterleri o kadar benzerdi ki sevdikleri ya da atıf yaptıkları filmler, kitaplar dahi aynıydı… Kanlı Düğün, Ölmeye Yatmak, Thelma ve Louise, Bonny ve Clyde… Daha başka benzerlikler de vardı ama okuyalı 1 yılı geçtiğinden şu anda çok net hatırlayamıyorum açıkçası….

Kısacası beni arada bıraktı Nermin Yıldırım. Bir yandan kafamı dağıtmak istediğim zamanlarda okumak istiyorum, öte yandan vakit kaybı diyorum 🙂 Sanırım Nermin Yıldırım kendi kişiliği itibariyle de çelişkileri barındırdığından, bu, yazım diline de yansıyor. Açıkçası bu kadar güzel yazabilen birinin bir sonraki sayfada bu kadar sığ geyik yapabilmesini buna bağlıyorum. Ve olay kurgusu açısından çok berrak çalışan dimağı görülen o ki karakter yaratımı konusunda yetersiz kalıyor. Bu yorumları yapmak bana düşer mi bilmiyorum ama beynim de susmayı beceremiyor işte 😅

İlginç şekilde, okuduktan sonra tavsiye ettiğim başka arkadaşlarım da çok beğendiler. Sanırım benim beklentim biraz yüksek 😅 Ah bu ben 🙄

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s